Köklü okulları diğer okullardan ayıran şey yalnızca müfredat değildir; öğrencilerin birbirine kenetlendiği bir dayanışma ruhudur. Pek çok farklı mütefekkirin, düşünce insanının üstünde durduğu bu dayanışma ruhu belki de en iyi İbn Haldun tarafından kavramsallaştırılmış ve isimlendirilmiştir. Adına asabiyet dediği bu bağ bugün okulumuzun kulüplerinde yaşıyor. Ağabey-kardeş geleneği. Kulüp odalarında üst ve alt sınıflar bir araya gelir. Büyüklerimiz deneyimlerini paylaşır, küçükler sorularını sorar. Bu ilişkinin temelinde itaat değil, saygı ve karşılıklı güven vardır. Devrecilik (okullarda üst sınıfların alt sınıflar üzerinde baskı kurduğu gayriresmî düzen) gibi modası geçmiş ve temelde suistimal odaklı sistemlerden farklı olarak, İmam Hatip aidiyeti kendine has bir doku ve kökene sahiptir. Bu kök ve dokunun temelinde elbette İslami şuur ve hassasiyet vardır. İslami gelenek ve hassasiyet, köklü okulumuza gelen ve bu köklü kurumun mensubu olan her arkadaşımızın mayasında elbette vardır. İşte bu mayayı hamura katıp ekmek yapacak yegane şey öğrencinin gayreti ve emeğidir. Zaman nehirdeki su misali akar gider. Bu nehirden ancak zamanın ruhuna ayak uydurabilenler yararlanır; fakat nehre karışıp kaybolmak maksadımız değildir. İlkeleri ve temelleri sağlam bir şahsiyet, nehrin içinde de kendi bireyselliğini ve ilkelerini koruyabilen kişidir. Şehirlerin de hükümdarların da dayanamadığı bu nehirde ancak ilkeler ve fikirler ayakta kalır. İmam Hatipli genç de bu fikir ve ilkelere tutunarak yol almalıdır.
Kulüp başkanlarından kitap okuyan, dil bilen, iyi konuşan ve karakterli, daha doğrusu hakiki bir Müslüman olmalarını beklemek abes olmaz. Çünkü bir topluluğun kalitesi, başındakilerin kalitesinden doğar. Arkadaşlarına ve kendisinden sonra bu ruhu taşıyacak kişilere bayrağı devredecek kişilerin, bahsedildiği gibi olması büyük önem taşır. Akademik başarıyı ihmal etmeden. Kulüp etkinlikleri ders başarısının yerine geçmez, onu tamamlar. Hedefimiz hem derslerinde hem sosyal hayatta başarılı gençler yetiştirmektir. İki kanatlı genç tasavvuru, bir yandan akademik sahada bir yandan sosyal sahada güçlü genç hayali değildir; sadece emek ve disiplin verenin ulaşabileceği bir ülküdür. İsteyen her genç bu ağın bir parçası olabilir. Okulumuz kulüplerinde yapılacak her etkinlik ve faaliyetin altında bir fikir ve anlam yatacak şekilde kurgulanması gerekir. Boşa geçirilen her an hanemize yazılan eksi puandır. Kulüpler sadece lise döneminde değil, daha uzun vadeli dostlukları ve dayanışmaları kapsar. Kulüpler bugün erken zamanlarındadır. İmam Hatip ve İmam Hatipli ekolünü oluşturmak ve geliştirmek, amaca hizmet niteliğindedir. Amaç ise insanlığın bu çağda en çok ihtiyaç duyduğu i'lâ-yı kelimetullahı yaşamak ve temsil etmek olmalıdır. İnanmışların inancı karşısında ne durabilir ki?
Gazetedeki özgün sayfayı aç →