Müslüman gencin davasının temel taşı, direği ve Müslüman gencin hayatını davasına göre yaşayabilmesini sağlayan yegâne materyal dindarlıktır. Peki, nedir bu dindarlık? Öncelikle şu soruyu sormamız lazım: Din nedir? Ceza, mükâfat, kural ve vesaire gibi birçok anlama işaret eden dine, sığ bir anlatımla, kurallar mekanizması içerisinde işleyen mistik inançlara verilen ad diyebiliriz. Pek tabii bu çok sığ bir anlatım olur ancak bizim mevzumuz dindarlık. Peki, dindar nedir ve kimdir? Dindar, dininin emir ve yasakları doğrultusunda yaşayan kişidir. Dindar, dini sadece zahirî veyahut batınî yönüyle değil, her yönüyle yaşayan kişidir.
Peki, din ve dindarlık ile ilgili kendimizce bazı tanımlar yaptığımıza göre asıl mevzuya geçebiliriz. Müslüman gencin bedîhî ihtiyacı dindarlıktır. Müslüman genç dava, fikir, düşünce, ideoloji, aksiyon ve vesaire gibi tüm kavramları ve tanımları bir kefeye koysa, diğer kefeye de dindarlığı koysa pek tabii dindarlık ağır basar. İşte tam bu sebepten dolayı her Müslüman gencin ihtiyaç duyduğu en değerli şey dindarlıktır. Dindarlık insanı dinine bağlı tutar. Dinine bağlı olan insan, dinine büyük bir değer verir ve insan, değer verdiği şeyi korur. Yani dindar insan dinini korur ve bunu dava edinir. İşte ihtiyacımız olan ve bize dava dediğimiz kapıyı açacak olan kulp, dindarlıktır.
Peki, Müslüman bir genç nasıl “dindar” olur? Bu sorunun cevabı ne kadar zor olsa da bir insanın Müslümanlığı bazı alametlerden bellidir ve Müslümanlığını diri tutan, aslında dindarlığını da diri tutar. Müslümanlığımızı diri tutmak içinse bize lazım olan şey okumak ve dinlemektir. Nasıl ki mühendisliğin uzmanları konuşuyor ve yazıyorsa, bir mühendis de bunları dinleyip okuyorsa, Müslüman genç de dini sahih kaynaklardan öğrenmelidir. Dini doğru hocalardan dinlemeli, doğru insanların kitaplarını okumalı ve kitaplarda yazanları hayata geçirmelidir. Hayatına yön verecek en büyük iki kaynak Kur’an ve hadistir. Müslüman gencin ayet ve hadis bilmesi ve bunları hayatına geçirmesi lazımdır. Nitekim böyle yaparsa Müslüman genç hem kimliğini korur hem dindarlığını diri tutar hem de İslam ferahlığına kavuşur.
Bu kazanımları elde eden Müslüman genç, dinine bağlı ve sarsılmaz bir inancı olan bir dava adamına dönüşür. Bir dava adamı bin dava adamı yetiştirir ve bin dava adamı milyonları yetiştirir. İşte tam olarak bu sebeplerden dolayı Müslüman gencin her şeyden önce yapması gereken tek bir şey var… Dindarlığını diri tutmak ve ona tamamen kurumuş bahçeyi yeşertebilecek tek kalmış bir gül gibi bakmak.
